wordpress analytics
Milli Mücadelenin Mali Kaynakları - Songazetehaberleri.Com

Milli Mücadelenin Mali Kaynakları

Perşembe, 10 Mayıs 2012, 5:55 | Eğitim Haberleri | 0 Comment | Read 754 Times
by admin
Sponsorlu bağlantılar
Sponsorlu bağlantılar

Milli Mücadelenin Mali Kaynakları

Milli Mücadelenin Mali Kaynakları

Milli Mücadele Dönemindeki Maddi Ve Manevi Kaynaklar

Kurtuluş Savaşı öncesinde Osmanlı Devleti’nin ekonomisi oldukça kötü durumdaydı. Birinci Dünya Savaşının yıkıcı atmosferinden çıkmış olan ülkemizde halkın elinde ne varsa tükenmişti. Mondros Ateşkes Anlaşmasının imzalanmasıyla İtilaf Devletleri ve onların güdümündeki devletler işgallere başladılar. Bu durum zaten her yönden sıkıntı içinde bulunan halkı büsbütün çaresiz bir duruma sokmuştur.[1]

Osmanlı ekonomisinin bu dönemde içine düştüğü sıkıntıyı gösteren olaylardan biride şöyle vuku bulmuştur. Son Osmanlı Mebusan Meclisi İngilizler tarafından işgal edilmeden bir gün önceki son toplantısında mali konular gündeme gelmişti.Bu konulardan biride açlık sınırında olan İstanbul halkının ekmek ihtiyacını karşılanması meselesiydi. Meclis İaşe Nazırlığından bu iş için üç milyon liralık ödenek istemişti. İaşe Nazırlığı cevaben ; Anadolu halkının çok zor durumda olduğunu, üretimin kadınlar ihtiyarlar ve çocuklar eliyle sürdürülmeye çalışıldığını belirtmiş ve böyle bir paranın toplanamayacağını ifade etmiştir.[2]

Ülke insanı yokluk ve sıkıntılarla boğuşmaktaydı.Elde edilen az miktarda gelirse Düyun-u Umumiye ve Tütün Rejisi idaresi gibi yabancı kuruluşlarca toparlanıyor ve dış borçların yerine sayılıyordu. Ekonominin varlığından bile söz etmek neredeyse imkansızdı.

Osmanlı ekonomisinin kısaca analizini yaptıktan sonra Atatürk’ün Milli Mücadeleyi nasıl ve hangi imkanları kullanarak yürüttüğü konusuna değinelim.Milli Mücadelenin dört temel ekonomik kaynakla yürütüldüğünü söyleyebiliriz.Bunlardan birincisi Mustafa Kemal, cemiyetler ve Milli Mücadele öncülerinin yaptığı katkılardır. İkincisi el konulan Düyun-u Umumiye gelirleridir. Üçüncüsü, TBMM’nin halktan topladığı vergilerdir. Dördüncüsü ise dış yardımlardır.Yapmış olduğumuz bu çalışmada hem bu kaynaklar değerlendirilirken, hem de milli mücadelenin mali kaynakları üzerinden yapılan bazı yanlış değerlendirmeleri cevaplamış olacağız.

A . Mustafa Kemal Paşa , Cemiyetler ve Milli Mücadele Öncülerinin Katkıları

Mustafa Kemal Paşa, Milli Mücadele öncesinde maddi ve mali imkanlar sağlamak için bir takım çalışmalar yapmıştır.Bu çalışmalar doğrultusunda, dağıtılmayan ordu birliklerin desteğini sağlamıştır. Ordu komutanlığı yaptığı dönemde yetiştirdiği atları 4.Ordu Komutanı Cemal Paşa’ya satmış ve karşılık olarak aldığı 5000 lirayı Samsuna çıktıktan sonra Milli Mücadele’yi örgütlemek için kullanmıştır.[3]

Mustafa Kemal Paşa, Anadolu’ya geçerken, maiyetinde bulunan karargah görevlilerinin ihtiyaçlarını karşılamak için Dahiliye Nezaretinden 25 bin lira ödenek almıştır. Bu parayı Dahiliye Nazırı Mehmet Ali Bey ve Emniyet Şube Müdürü Raci Bey Bandırma Vapuruna gelerek Atatürk’ün yola çıkacağı gün makbuz karşılığı teslim etmişlerdir.Atatürk bu parayı Samsuna çıktıktan sonra tamamen Milli Mücadele için kullanmıştır.[4]

0D

A . Mustafa Kemal Paşa , Cemiyetler ve Milli Mücadele Öncülerinin Katkıları

Mustafa Kemal Paşa, Milli Mücadele öncesinde maddi ve mali imkanlar sağlamak için bir takım çalışmalar yapmıştır.Bu çalışmalar doğrultusunda, dağıtılmayan ordu birliklerin desteğini sağlamıştır. Ordu komutanlığı yaptığı dönemde yetiştirdiği atları 4.Ordu Komutanı Cemal Paşa’ya satmış ve karşılık olarak aldığı 5000 lirayı Samsuna çıktıktan sonra Milli Mücadele’yi örgütlemek için kullanmıştır.[3]

Mustafa Kemal Paşa, Anadolu’ya geçerken, maiyetinde bulunan karargah görevlilerinin ihtiyaçlarını karşılamak için Dahiliye Nezaretinden 25 bin lira ödenek almıştır. Bu parayı Dahiliye Nazırı Mehmet Ali Bey ve Emniyet Şube Müdürü Raci Bey Bandırma Vapuruna gelerek Atatürk’ün yola çıkacağı gün makbuz karşılığı teslim etmişlerdir.Atatürk bu parayı Samsuna çıktıktan sonra tamamen Milli Mücadele için kullanmıştır.[4]

Amasya’dan Erzurum’a geçerken alınan bu yardımlar tükenmiş idi. Bu nedenle Mustafa Kemal Paşa hayatı boyunca zor günler için biriktirmiş olduğu 800 lirayı bu yolculuk esnasında kullanmıştır. Erzurum Kongresi öncesi askerlik görevini bırakan Atatürk ve silah arkadaşlarının Türk Milletinden başka dayanakları kalmamıştır.[5]

Erzurum Kongresi esnasında Doğu Anadolu Müdafa-i Hukuk Cemiyetinin ihtiyaçları toplanan aidatlarla bir miktar karşıladığını görmekteyiz. Kongre esnasında toplanan 1500 lirayla birlikte bu paranın da kongre bitiminde tükendiğini görülmektedir. Kongre üyelerinin pek çoğunun ihtiyaçlarını halk karşılamasına rağmen Sivas’a gidecek yol paraları dahi kalmayan Atatürk ve arkadaşlarının imdadına bu seferde Heyet-i Faale Azasından Emekli Binbaşı Süleyman Bey yetişti. Ömrü boyunca biriktirdiği 900 lira Paşa ve karargahının Sivas’a nakledilmesinde kullanılmıştır.[6]

Sivas Kongresi bütün engellemelere rağmen 19 ilden gelen 36 temsilciyle toplanmıştır. Bu delegelerin masraflarını cemiyetler karşılamıştır. Ayrıca pek çok delege kendi ihtiyaçlarını karşılayarak bu kongreye katılmışlardır. Sivas Kongresi esnasında delegelerin beslenme ve barınma ihtiyaçlarını Şekeroğlu İsmail Efendi üzerine almış buna rağmen sıkıntıların devam ettiğini gören Atatürk Milli Mücadelenin ancak halkın topyekün desteğiyle başarıya ulaşacağını ifade etmiştir.

Sivas’tan Ankara’ya geçerken Heyet-i Temsiliye’nin mali ihtiyaçlarını Mahzar Müfit Kansu Osmanlı Bankasından borç para alarak karşılamıştır. Mustafa Kemal Paşa bu fikre karşı çıkmışsa da çaresizlik nedeniyle kabul etmek zorunda kalmıştır. Bu ağır şartlar altında 27 Aralık 1919 günü Ankara’ya gelen Temsil Heyeti üyeleri Ankara halkının desteği 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Cebesoy’un katkısı ve TBMM’nin mali denetimi ele almasıyla azda olsa rahatlamışlardır.[7]

B . Düyun – u Umumiye Gelirleri

Mustafa Kemal Paşa İstanbul’un 16 Mart 1920 tarihinde resmen işgali ve meclisin dağıtılması nedeniyle TBMM’nin açılış çalışmalarını hızlandırmıştı.Bir yandan siyasi toparlanma yaşanırken diğer yandan da Mustafa Kemal Paşa Anadolu’nun askeri ve mülki erkanına çektiği bir telgrafla, vergi gelirlerinin sadece Ankara’da toparlanacağını ifade etmiştir. Böylece Kurtuluş Savaşı yıllarında işgalci devletlerin vergi tahsil etmelerinin önüne geçilmişdir. Savaş sonrasında Lozan Anlaşması uyarınca dış borçlar meselesi halledilmiş ve Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı Devletinden kalan bu borçları ödeyerek mali esaretten milletimizi kurtarmıştır.

C. Halktan Toplanan Vergiler

TBMM’nin açılışından II. İnönü Muharebesinin son günü olan 12 Nisan 1921 tarihine kadar çıkarılan yasalardan 56 adedi mali konularla ilgiliydi. Bu sayının toplam çıkarılan kanun sayısının yarısından fazla olduğunu düşünürsek savaş yıllarında vergi toplanması ve ordunun ihtiyacın karşılanmasına Meclisin verdiği önemi daha iyi anlarız.Ancak başta belirtilen nedenlerle halktan toplanan vergiler hiçbir zaman yeterli olmamıştır.[8]

Devlet geliri olarak nitelendirilecek her alanda meclis üzerine düşeni yaparak vergi toplamaya çalışsa da düzenli tahsilatın 1920 sonlarına doğru yapılabildiğini söyleyebiliriz.Örneğin Batı Cephesindeki Orduya TBMM açılınca 1200 lira tahsis etmiş, bu paranın üç ayda ödeneceği belirtilmiş ancak bu para kararlaştırıldığı gibi ödenememiş hatta aradan altı ay geçmesine rağmen bu ödenek toparlanamamıştır. Hükümetin tasarruf tedbirleri başta olmak üzere içki tüketimi ve ithali yasaklanmış, eğlencelere ve lüks tüketime sınırlama getirilmiştir.[9]

Düzenli Ordunu Kütahya- Eskişehir Savaşlarını kaybetmesi Mustafa Kemal Paşa’nın da radikal tedbirler almasına neden olmuş ve Tekalif-i Milliye Emirleri yayınlanmıştır. Başkomutanlık yetkisini üzerine alan Mustafa Kemal Paşa, Amasya Genelgesinde de ifade ettiği gibi milletin azim ve kararlılığından aldığı cesaretle milletine bir kere daha müracaat etmiştir.[10]

Tekalif-i Milliye Kararlarına göre;

- Her ilçede bir komisyon kurulacak. Kurulan bu komisyonlar emirlerde belirtilen malları askeri birliklere ulaştıracaklardı.

- Her ev, bir çift çarık, bir çift çorap ve bir kat çamaşır hazırlayarak “ Tekalif-i Milliye Komisyonları’na ” teslim edecektir.

- Tüccar ve halk ellerinde bulunan malların % 40’ını bedelleri sonradan ödenmek kaydıyla “ Tekalif-i Milliye Komisyonları’na ” teslim edecektir.

- Halkın ellerinde ki taşıt araçları ayda bir defa ordunun ihtiyacı için kullanılacaktı.

- Demirci, marangoz, dökümcü, tesfiyeci, saraç vb. imalatçı esnafların tespitiyle ellerindeki malların miktarı ve durumlarının belirlenmesi gereklidir.[11]

Atatürk’e duyulan sevgi ve bağlılığın tezahürü olarak Türk Milleti elinde avucunda

ne varsa ordusunun hizmetine sunmuş böylece, cephe gerisindeki halk da Milli Mücadelede ki yerini almıştır.

D . Dış Yardımlar

Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan bir karara göre art niyetli olmayan yardımlar ön şartsız kabul edilecekti. Bu yardımlardan en önemlileri Sovyetler Birliğinden gelen yardımlar, Hint Müslümanlarının yardımları ve Anadolu’da tutunamayan Fransa’nın dolaylı yardımlarıdır.

Rus Yardımı

Rusya, ilk yardım teklifini Atatürk Havza’ya geldikten sonra yapmıştır.Bu telifte Rusya, yapılacak savaş sonrası Bolşevikliğin kabul edilmesini ancak bu yolla yardım yapacağını Mustafa Kemal Paşa’ya bildirmiştir. Atatürk’se İstanbul hükümetine ve İtilaf devletlerine karşı yapılan mücadelenin bir sınıf mücadelesi değil özgürlük mücadelesi olduğunu ifade etmiştir. Buna rağmen Rusya, Milli Mücadele’nin başarısının kendi menfaatine olduğunu görmüş ve komünizmi kabul ettirme ısrarından vazgeçmiştir. [12]

Sovyetlerden ilk ciddi yardım, Mustafa Kemal Paşa’nın emriyle Moskava’ya giden Halil Paşa tarafından getirilmiştir. Temmuz 1920’de Halil Paşa 100 bin lira değerindeki altınla Moskova’dan ayrılmıştır. 19 Temmuz 1920’de Ekonomi Bakanı Yusuf Kemal Bey bir heyetle Rusya’ya gitmiş ancak Rusların tekrar rejim meselesini gündeme taşımaları görüşmelerin kesilmesine neden olmuştur.

Rusya çıkarlarını düşünerek Milli Mücadele’yi desteklemenin kendi menfaatine olduğunu görmüş ve istenen yardımı yapmıştır.. 1920 Eylülün de gelen silah ve cephane yardımını, Ekim 1920 de Yusuf Paşayla gelen 1 milyon rublelik yardım izlemiştir. Ruslar ilerleyen dönemde bu yardımları artırmışlar ve 1920-1922 yılları arasında 10 milyon ruble ödeme yapmışlardır.[13]

Fransız Yardımı

Fransa 20 Ekim 1921’de TBMM ile Ankara Anlaşmasını imzalamış ve işgal ettiği yerlerden çekilmeyi kabul etmiştir. Fransa, İngilizlerle arası açık olduğundan ve Anadolu’da İngiliz güdümünde bir Yunanistan’ın çıkarlarına uygun olmayacağını düşündüğünden TBMM’ ye yardım etmiştir. Ankara Anlaşması’nın metninde de geçdiği gibi Fransa çekilirken savaş araç ve gereçlerini Türklere bırakmıştır.[14]

Hint Müslümanlarını Yardımları

Hint Müslümanları, Milli Mücadele ile yakından ilgilenmişlerdir. Hintli Müslümanların liderlerinden Ali Han öncülüğünde kurulan Hindistan Hilafet Komitesi, topladığı 125 bin İngiliz sterlinini Ankara’ya ulaştırmıştır.[15]Arşiv belgelerinden elde edilen dökümanlar ve makbuzlara göre toplanan paraları şu şekilde özetleyebiliriz.Hilafet Komitesi toplamda Milli Mücadele için Anadolu’ya 357.082 lira göndermiştir.Hindistan’ın muhtelif yerlerinden doğrudan Mustafa Kemal Paşa’ya 254.083 lira ve 8.250 İngiliz sterlini gönderilmiştir.Atatürk kendi adına gelen paranın 110 bin liralık kısmını yunan tahribatı sonrası Batı Anadolu köylülerine dağıttırmıştır.[16] Atatürk hesabındaki bu paralarla Türkiye’nin ekonomik toparlanmasında büyük hizmetleri olan İş Bankası’nın sermayesini oluşturmuştur.[17]

Sponsorlu bağlantılar

Haber Hakkında Yorum Yapın